Uncategorized @tr

Diş Sıkma Ve Gıcırdatma Sorununu

Modern dünyanın ekonomik ve psikolojik sorunları bireyler üzerinde giderek daha büyük etkiler bırakıyor. Optimal olmayan bu stres ve kaygı ile birlikte kişiler birçok problemler yaşayabiliyor. Günümüz dünyasında daha sık karşılaşır olduğumuz diş sıkma veya gıcırdatma tıp dili ile bruksizm bu problemler arasında. Tahmin edebileceğiniz gibi bruksizmin en yaygın sebebi endişe ve kaygı. Kişinin hayatındaki stresin artmasıyla bruksizm de doğru orantılı olarak artmakta. Artan bruksizmle beraber kontrol altına alınmaz ise dişlerin ömrünüde kısaltmaktadır. Dişler aşınabilmekte, çatlayabilmekte ve kırılabilmektedir. Bununla beraber temporomandibular eklem disfonksiyonuna [çene eklemi ve çevresindeki dokuların problemleri] da sebep olabilmektedir.

Peki siz diş sıktığınızı nasıl anlayabilirsiniz ?

Dişleriniz aşınmış ise, özellikle sabah uyandığınızda çene ekleminizde veya yanaklarınızda bir tokluk veya gerginlik hissediyorsanız. Yine uyandığınızda baş ağrısı yaşıyorsanız veya size uyurken dişleriniz ile ses çıkardığınız söyleniyor ise diş sıkıyor veya gıcırdatıyorsunuzdur. Aşınmış dişlerinizi siz fark edemeyebilirsiniz. Diş hekiminizin kontrolünde doktorunuz sizin fark etmenizi sağlayacaktır. 6 ayda 1 mutlaka dişlerinizi kontrol ettirip temizletmelisiniz. Her zaman söylediğimiz gibi erken teşhis hayat kurtarır.
Diğer belirtiler ise migren tarzı baş ağrıları, yüz kaslarında ağrıma, çene eklemi ağrısı, kulak ağrısı, kulak çınlaması gibi belirtiler yaşanabilmektedir. Azda olsa bazı kişilerde boyun omuz ve sırt ağrısı, depresyon ve uyku sorunları yapabilmektedir.

Bruksizmin tedavisi nasıl olmalı ?

Ciddi bir bruksizm yok ise genellikle yaptığımız gece koruyucuları (plaklar) yeterli olmaktadır. Yapılan işlem plak kişinin dişlerini sıkmasının veya gıcırdatmasına önleyici değildir fakat dişlerin birbirlerine çarpmasını engellediği için dişlerinizi koruma altına almış oluyoruz.
Bir diğer önleyici yaklaşım ise masseter botoksu. Kişinin şiddetli bir bruksizmi var ise veya plak kullanmakta zorlanıyor ise (uyurken takamama durumu,mide bulantısı vs..) botoks desteği düşünüyoruz. Bazı hastalarımda hayat standardını düşüren olumsuzluklar yaşaması halinde (baş ağrıları,çene eklem veya çevresinde ağrılar vs..) kombine olarakta (gece plağı ve masseter botoksu beraber) desteklemekteyim.

Masseter botoksu nedir?

Bu botoks çeşidi bir halk arasında yılan zehiri olarak bilinmektedir ama değildir. Clostridium botulinum isimli bir bakterinin oluşturduğu botulinum nörotoksini insanlarda tedavi amaçlı kullanılan ilk mikrobiyal proteindir. Yani bir bakteri proteinidir. Bununla beraber şöyle bir fayda sağlar; Masseter kasımız çiğneme kasımızdır ve kişinin diş sıkması ve gıcırdatması ile beraber çok çok güçlenir. Ben hastalarıma her gün halter kaldıran bir sporcu örneği veriyorum. Botoks anormal güçlü olan masseter kasınızın gücünü azaltarak sizin çok güçlü kastığınız kasınızı normal değerlere indirir. Uygulanan botoks süresi 3-6 ay arasıdır. Uzun zaman etkili olması beyninizin ne kadar güçle sıkması gerektiğini anlayacak süreyi kapsar.

Bir de yapılan gece plağınızı 1 gün takıp birkaç gün takmamak sizin dişlerinizi plağınızı taktığınız gün koruması anlamına gelir. Bilimsel olarak bir şeyin alışkanlık haline dönüşmesi için 21 gün yapmak gerekir. Aynı şekilde plağımızı düzenli takmadığımız takdirde beynimiz ne kadar güçle dişlerimizi kapatmalıyızı anlamayacaktır. İstikrarlı kullanmak çok önemli. Şunuda söylemek gerekir ise yüzde 20 lik bir kesimde kişi gece plağını yabancı bir materyal olduğundan bu duruma alışamayıp daha çok sıkma veya gıcırdatma eğilimine geçebilmektedir. Kişinin bu durumu iyi analiz etmesi veya diş hekimi ile kontakta olması önemlidir.

Bruksizmi kontrol altına alındıktan sonra bruksizm nedeni ile zarar görmüş olan dişler seramik overlayler (seramik dolgular) veya seramik kuronlar(kaplamalar) ile korumak gerekebilmektedir.
Bizimle beraber hastanın durumuna bağlı olarak fizyoterapistlerle de çalışmak gerekebiliyor. Çünkü çene ekleminin birçok kas grubu ile çevrili olması ve boyun bölgesi ile de bağlantılı olması nedeniyle kaslarda ki veya boyundaki bir sıkıntı çene ekleminde ağrı olarak yansıyabilmekte ve oradaki sistemi olumsuz etkileyebilmektedir. Fizyoterapist yardımı ve egzersizleri ile çene çevresinde bulunan ve bu bölgeyi korumak adına kasılmış halde bulunan kasları rahatlatmak adına ayrı olarak hareket yeteneği azalmış veya kaybetmiş kasları kuvvetlendirerek tekrardan çene eklemi çevresindeki dokuları da sağlığına kavuşturmak gerekmektedir.

Dünya ve hayatımız değişkenlik göstermekte ve bizlerde bu değişen düzene kendimize olabildiğince zarar vermeden adapte olmalıyız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir